VAROLUŞUN İNŞASI
Hiç kimse biz gittikten sonra bile hikayemizi bilmeyecek; İçimizdeki üflenen ruh ve bizden başkası, tam anlamıyla hiç kimse!
Yaşamak, kan gibi damarda akan bir şeyse; kendi şahitliğimizde yaşadığımız bütün o duyguların tanımı, derinliği, gözlerimiz acı sularla dolduran, tüylerimizi diken diken eden o görüntülerin zihnimizdeki yerini bizden başka kimseler bilmeyecekler.
Bu bilinmezlik bizim içimizdeki benlik için çok belirgin ve netken oluşturduğumuz her şey onlarla bağlantılı elbette. Birbirini tetikleyen ve oluşturan her şey kendi içimizde bir bütün. Kendi dünyamızın ağlarını oluşturan milyon tane bağ ve tetikleyici duygular. Belki o yüzden koşulsuz olduğu gibi yürütmek ve sevmek onlardan azat olmayı gerektiriyor. Varlar evet ama şu anda güçlerini geçmişten çekemiyorlar. Çünkü yeni şeyler için andaki yaratımları lekelememek adına geçmişe güç ve kulak vermeyeceğim. Varsınız tamam ama artık size dikkatimi vermiyorum. Olduğunuz gibi kabul ancak yeni varoluşlar için enerjimi sizin için harcamayacağım.
Yeni bir ben inşası için sık sık seyahat eden yazan ve de okuyan, seven ve güvenen, sevilen ve güvenilen bir varoluşum için. Bir birey olarak olgun ve ebeveynlik görevini varoluşunun bakımını üstlenmiş bir farkındalıkta yaşamak ve gelişmek için ilk adımlar bunlar!
İçimde bir yerlerde yıkılması gereken bir duvar ve kırılması gerekenler zincirler hissi ile yürürken, elime onları yıkacak nesneleri alma iradesini ancak eylemlerimle gösterebileceğimi anladım. O eylem çabamı istiyor, her şeyden önce istediğimin gerçekliği kabul edişimi istiyor. Ellere nesi bir inancını kendime vermeliyim. Bunu ona bir ödül bir minnet gibi değil koşulsuz bir hakkediş olduğunu bilen bir samimiyetle sunacağım kendime. Gitmelerimi kendime yeni bir nefes ve varoluşu getireceğine inanan bir eminlikle yapmalı ve başarmalıyım.
Kimseyi görülme ve sevilme, değer ve sevgi alabileceğim bir meta olarak görmeden. Nasıl ki kendim zorla sevip sayamıyorsam bir başkasını. Aynı özgürlüğü başkalarına da bırakarak, zorlamadan ve serbest bırakarak yürüyeceğim bu yolu
Özgürlük; kendini tanıyabilme cesaretiyle gelen bir şey aynı zamanda. Bütün kırılmalar ve bırakışları bağrında taşıyor hayat. Olanı olduğu gibi kabul, olmasını arzuladıklarımızı adım adım eylemlerle inşa. Yaratan dahi sevgimizi eylemlere dökerek göstermemizi istedi. Varoluşun da benzer bir eylemler bütününü talep ediyor.
Geçerken hayatın içinden nereye gitmek istiyorum, neyi istiyorum? Buna şuan ki yerinden, ciddi bir hareketle başlamalıydım. Bütün şey'lerin başlangıç noktası ve de hakikat noktası eylemse artık adım adım çıkılmalıydı bu yola. Beklemeden, ertelemeden kendim için çıkıyorum bu yola. Bütün bilinmezlikleriyle kabul ederek ve de bütün yolların sahibine en derinden ve sessiz bir itimadı göğsümde bir madalyon gibi taşıyarak..
Geçtiğimiz yolların geçtiğini önce kabul ederek ve anın tam da ortasındayken bütün içtenliğimiz ile kendimizle yüzleşerek ve sonra yeni baştan inşa etmek için birçok alanda gelişerek değişeceğiz. Bunların hepsini kendi döngümüzün bitiş yerinden sıyrılarak yapacağız; Biliyorum!
Tam ve bütün, muhteşem ve eşsiz yaratılışlar içinde kendini bulma yolculuğu bu!
Kendini var etmek ve huzurlu, bütünlükle ahenkte hissetme yolculuğu!
Bütünün bir okyanusun bir damlası olma hali.
Aynı bahçede ama farklı tonlarda ve büyüklüklerde ve de farklı mevsimlerde açan o çiçekler gibi.
YOLUN AÇIK OLSUN KIZIM; Bunu artık kendimize kendimiz söyleriz.
ADMIN
Kendi Yolunu Yürümek'in yazarı. Kendi yolunu arayan, yürüyen ve yol boyunca keşfettiklerini paylaşan bir gezgin.