İÇİMDE DÜNYALAR VAR.
İçimde bir dünya, onu kendi zihninde dışa vuran başka bir dünya daha var.
Dünyalarımı kendi varoluşuyla algılayan bambaşka dünyalar da…
İnsanlar gelip gidiyor bu iki dünyamın arasında.
İçerde olanı incitmemek adına başka dünyalardan kabuğuma çekildiğimi görüyorum artık.
Vazgeçtim çoğu sözcüğün merhametinden.
Sessizliğin hiçlik içinde her şey olduğunu gördüğüm yaştayım.
İçeriye baktım bir kez, gözlerimi oradan alamıyorum.
Denizlerin ufkunda, bazen sisli bir gün batımı gibi kendimle konuşuyorum.
En çok onu anlamam gerekiyor gibi geliyor, sonra yine denizin dalgalarında içime bakıyorum.
Tül gibi ipekten sakinleşince bırakıyorum bütün sorguları…
Zihnim susunca, sessizliğin esen serin rüzgârın şefkatine bırakıyorum kendimi
Nehirler usul usul akıyor içimdeki yatağında, sormadan- bilmeden diyorum ama biliyor bu akış nereye gideceğini; en içeriden sahibim bu bilgiye
İçime saplanan acıları kaldırıp gökyüzüne savursam, küllerinin uçuştuğu hava da benimdir.
Gözyaşlarım içimdeki nehirlerle denizlere karıştı. Ellerimin uzandığı gölgelerim kimindir bilmiyorum.
ADMIN
Kendi Yolunu Yürümek'in yazarı. Kendi yolunu arayan, yürüyen ve yol boyunca keşfettiklerini paylaşan bir gezgin.